Bulmacada Şahıs Ne Demek? – Bir Hikâye
Kayseri’nin soğuk sabahlarında, pencerenin önüne oturup eski bulmacama bakarken hissettiğim bir şey var. Bir tür karışıklık… Bulmaca, sanki her geçen dakika daha karmaşık hale geliyordu. O kadar uzun süre çözmeye çalışmıştım ki, artık şüphelerim çoğalmıştı. Bazı sorularla tam karşılaştığımda, duygularımın kesişim noktasında buluyordum kendimi: Hayal kırıklığı, umutsuzluk ve biraz da umut. O an, “Şahıs” kelimesi, bulmacada her zamankinden daha önemli hale geldi.
Bulmacanın Gizemi
Önümdeki bulmaca yapboz gibi parçalanmış, her bir harfi yerine koymaya çalışırken zaman sanki durmuştu. Bir soru dikkatimi çekti: “Bulmacada şahıs ne demek?”
Evet, bu tür soruların içinde kaybolmak her zaman beni bir tür melankoliye sokuyordu. Şahıs… Herkesin kullandığı, dilin en temel yapı taşlarından biri ama bulmacada bir anlam ifade edebileceği daha derin bir yer olmalıydı. Şahıs, tek başına çok şey ifade ederken, bende birçok anı çağrıştırmıştı.
Hatırladıklarım
Bir zamanlar, hayatımda bir dönüm noktasına gelmiştim. Kayseri’nin soğuk akşamlarında, kalabalık caddelerde tek başıma yürürken her şeyin anlamını sorgulamaya başlamıştım. O zamanlar, birkaç küçük kelimeyi bile anlayabilmek için gözlerimin içine bakarak dünyaya daha dikkatli bakıyordum. Şahıs, bulmacadaki gibi sıradan bir şeydi ama bende bir anlam ifade ediyordu. Çünkü bir şahıs, bir insan demekti. Bir insan, derin hisler taşıyan, bazen kırılgan, bazen güçlü bir varlık demekti.
Şahıs ve Duygularım
Bulmaca sorusunu çözmeye çalışırken, düşündüm. Şahıs, dilde her zaman bir kişiyi tanımlar. Ama ben, bu bulmacada daha fazlasını görmek istiyordum. Şahıs, bir kelimenin ötesinde, bir karakterin ruhunu taşıyor gibiydi. Her bir harfi çözmeye çalışırken içimdeki duygular da çözülüyordu.
Bir anda hatırladım; bulmaca çözmek, hayatı çözmeye çalışmak gibiydi. Hiçbir şey hemen ortaya çıkmaz. Önce parçalara ayırıp, birleştirmek gerekirdi. Ve evet, “Şahıs” bir kişinin kimliğini, varoluşunu, duygularını simgeliyordu. Bazen bulmacada, bazen de hayatın içinde, bir soruyu doğru yanıtlamak için çok uzun zaman harcıyoruz. Ama nihayetinde, doğru cevabı bulmak, insanın kendisini tanıması gibiydi.
Heyecan ve Hayal Kırıklığı
Bir iki dakika sonra, “Şahıs” kelimesinin anlamını tam anlamış gibi oldum. Ama öyle bir an vardı ki, her şeyin bir anlamı olduğunu fark ettim. Bulmaca değil, hayattaki her şey bir anlam taşıyordu. Şahıs, her birimizin içindeki duyguları ve hayatın karmaşıklığını tanımlıyordu.
Hayal kırıklığıyla karışmış bir heyecanla kalemin ucunu hafifçe yere koydum. Bu soruyu çözmenin bana verdiği huzur, kısa bir zaman diliminde çok şey anlatıyordu. Belki de bulmaca sadece basit bir eğlence değil, derin düşüncelerin ve hayal kırıklıklarının sembolüydü. O an, bir şeylerin yerine oturması gibiydi.
Sonuç
Bulmaca çözmek, aslında hayatın bir parçasıydı. Şahıs kelimesi, insanın kendisini keşfetmeye başladığı, duyguların karıştığı ve çözüme ulaşmaya çalıştığı bir yolculuk gibiydi. Şahıs, her birimizin içindeki anlam arayışını simgeliyor. Her doğru cevap bir adım daha ileri gitmek gibiydi, ama her hayal kırıklığı da, nihayetinde doğru yolda olduğumuzu hissettiriyordu.
İçimi bir anda sıcak bir huzur kapladı. Bulmacadaki “Şahıs” sorusunun cevabı, aslında çok basitti: Bu, bir kişinin hayatındaki anlamdı. Belki de hepimizin aradığı, bulmaya çalıştığı şey. O zaman fark ettim ki, hayatta her şey bir bulmaca gibiydi. Çözmek için bazen zaman gerekiyordu ama sonunda her şey yerine oturuyordu.