Nazar Taşı: Bir Gücün Simbolü ve Toplumsal Düzenin Yansıması Bir taş, bir amulet ya da basitçe doğada bulunan bir nesne, nasıl olur da toplumsal düzenin ve gücün bir simgesine dönüşebilir? Bu, sadece kültürel bir inanışın ötesinde, toplumsal yapının ve insanların güçle olan ilişkilerinin bir yansımasıdır. Her toplumda, belirli nesneler veya semboller, bir gücün varlığını ve meşruiyetini kabul etmenin, bir ideolojiyi sahiplenmenin ya da bir toplumsal düzeni onaylamanın aracı olmuştur. Nazar taşı, bu türden sembollerin başında gelir. Ancak bu taşın, sadece bireysel inançlarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bir toplumda iktidar, yurttaşlık, katılım ve demokrasi ile ilişkili daha geniş yapıları temsil ettiğini…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Maşayı Kim Seslendiriyor? Antropolojik Bir Bakış Kültürlerin çeşitliliğini keşfetmek, insanın kendini anlayabilmesi ve dünyayı farklı gözlerle görebilmesi için önemli bir adımdır. Her kültür, farklı ritüeller, semboller, toplumsal yapılar ve kimlikler aracılığıyla kendini ifade eder. Bu farklılıkları anlamak, yalnızca insanları daha iyi tanımamıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kendimize dair de derin içgörüler kazanmamızı sağlar. “Maşayı kim seslendiriyor?” sorusu ise, üzerine düşündüğümüzde sadece bir animasyon karakteriyle bağlantılı bir soru olmaktan öte, kültürler arası kimlik, roller ve toplumsal yapılarla ilgili oldukça derin bir anlam taşır. Çocukların dünyasında önemli bir yer tutan Maşa, kendine özgü maceralarıyla bilinir. Ancak Maşa’nın sesini kim duyuruyor? Bu…
Yorum BırakJeoloji ve İnsan Zihninin Kesişimi: Neden Bu Konu Bizi Hem Bilişsel Hem Duygusal Olarak Çeker? Bir insan olarak, ben de sık sık soruyorum: dünyayı sadece dışarıdan mı öğreniyoruz, yoksa içsel süreçlerimizin derinliklerinde neler oluyor? Jeoloji nedir? diye sorulduğunda çoğumuzun aklına katı kayalar, dağlar ve fosiller gelir. Peki ya bu soruyu zihnimizde, duygularımızda ve sosyal ilişkilerimizde ne kadar hissediyoruz? Bu yazıda, 9. sınıf düzeyindeki “Jeoloji nedir?” konusunu psikolojik bir mercekten incelerken araştırmalarla, vaka çalışmalarla ve kendi içsel sorgulamalarımla ilerleyeceğiz. Bilişsel Perspektiften Jeoloji Nedir? Bilişsel psikoloji, öğrenme süreçlerimizi; algı, dikkat, hafıza ve düşünce modelleri üzerinden açıklar. Bir öğrencinin “Jeoloji nedir?” sorusuna verdiği…
Yorum BırakGirişimcilik Bileşenleri ve Pedagojik Bir Bakış Eğitim, her zaman bir dönüşüm süreci olmuştur. İster küçük bir sınıf ortamında, ister dijital platformda olsun, öğrenme sadece bilgi aktarmaktan ibaret değildir. Bu, bir insanın düşünce biçimini, değer yargılarını, tutumlarını ve yaşamına dair büyük kararlarını şekillendiren bir yolculuktur. Bu dönüşüm sürecine odaklanırken, girişimcilik gibi bir kavramın öğrenme ve eğitimle olan ilişkisini anlamak, bizim için çok daha geniş bir perspektif açabilir. Girişimcilik, çoğu zaman iş dünyasında bir yenilik ve başarı hikâyesi olarak görülür. Ancak girişimcilik, sadece yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesinden ibaret değildir. Aslında, girişimcilik bir öğrenme süreci, bir problem çözme yeteneği, yaratıcı düşünme ve…
Yorum BırakDüşünce Yazısı Kaça Ayrılır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme İstanbul’da her gün binlerce insanla karşılaşıyorum. Sokakta yürürken, toplu taşımada, işyerinde insanların nasıl davrandığını, nasıl düşündüğünü gözlemliyorum. Düşünce yazısı kaça ayrılır diye soran biri olduğunda, kafamda hemen birden fazla yön beliriyor. Herkesin bir düşünce tarzı var ama bu düşünce tarzları, toplumdaki farklı grupların yaşadığı deneyimlerden nasıl etkileniyor? Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlar, bir insanın düşünme biçimini ve ifade etme şekillerini derinden etkiler. Bu yazıda, bu konuları günlük yaşantımızla bağlantılı bir şekilde inceleyeceğim. Düşünce Yazısı: Bireysel ve Toplumsal Etkiler Bir düşünce yazısının yazılma süreci, aslında sadece…
Yorum BırakYemek Isıtmak İçin Fırın Kaç Derece Olmalı? İdeal Isı ve Mutfak İpuçları Hepimizin mutfakta geçirdiği o sakin ama bir o kadar da yoğun anlar vardır. Bir hafta sonu akşamı, bir arkadaş toplantısı ya da belki de yalnızca işten sonra bir yemek hazırlamak… Ama bazen, “yemek ısıtmak için fırın kaç derece olmalı?” gibi küçük bir detay aklımızı karıştırabilir. Yemeği birkaç dakika ısıtmanın, üzerine doğru sıcaklıkta pişirmeye karar vermenin incelikleri, bir yandan mutfağa olan sevgimizi pekiştirirken, diğer yandan pratik bir bilgiye olan ihtiyacımızı da gözler önüne serer. Peki, bu kadar basit bir sorunun arkasında neler yatıyor? Yiyeceklerin ideal sıcaklıkta ısıtılması neden bu…
Yorum BırakMüstahak Olmak: Felsefi Bir İnceleme Bir kişi, başına gelen olaylar ya da karşılaştığı zorluklarla ilgili olarak kendisini “müstahak” hissedebilir. Ancak “müstahak olmak” dediğimizde, aslında neyi kastediyoruz? Bu kavram, adalet, hak etme, sorumluluk gibi büyük felsefi sorunlarla sıkı bir şekilde bağlantılıdır. Peki, bir insan gerçekten bir olaya ya da duruma “müstahak” olabilir mi? Birinin iyi ya da kötü bir durumu hak etmesi, etik ve ontolojik olarak mümkün müdür? Bu yazıda, TDK’deki anlamından yola çıkarak, “müstahak olmak” kavramını felsefi bir mercekten inceleyeceğiz. Müstahak Olmak: TDK’ye Göre Anlamı Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, “müstahak olmak” terimi, “hak etmek, layık olmak, bir şeyin karşılığını…
Yorum BırakMaddi Eşitlik Nedir? Eğitimde Dönüştürücü Bir Güç Olarak Pedagojik Bir Bakış Eğitim, bireylerin hayatlarını dönüştürme gücüne sahip, sınırsız potansiyellere sahip bir alandır. İster bir öğrenci, ister bir öğretmen, isterse bir eğitimci olarak bu sürece dahil olmuş olsun, öğrenme süreci her zaman daha fazlasını keşfetmek, anlamak ve dünyayı farklı bir açıdan görmek için bir fırsattır. Ancak eğitimdeki en temel sorunlardan biri, herkesin eşit fırsatlar sunulup sunulmadığıdır. Maddi eşitlik, bu noktada devreye girer. Eğitimde maddi eşitlik, yalnızca kaynakların, materyallerin ve olanakların eşit dağılımını değil, aynı zamanda her öğrencinin kendi potansiyelini gerçekleştirebilmesi için gerekli koşulları sağlayabilmeyi ifade eder. Peki, eğitimde maddi eşitlik ne…
Yorum BırakToplumun yapılarını, kurumlarını ve bireylerin bu yapılar içindeki rolünü anlamak, her zaman beni derinden etkileyen bir araştırma alanı olmuştur. İnsanlar, kimi zaman kendilerini tanımadan, toplumsal normların içinde şekillenir, güç ilişkilerinin boyunduruğunda yaşarlar. Bu yüzden, “Kooperatifi kim kurdu?” sorusuna yalnızca tarihsel bir bakışla değil, sosyal dinamikleri, kültürel pratikleri ve eşitsizlikleri göz önünde bulundurarak cevap vermek gerektiğini düşünüyorum. Bu soruya verilen yanıt, yalnızca bir grup insanın emeği değil, aynı zamanda toplumsal yapıların ve normların bir yansımasıdır. Kooperatif Nedir? Temel Kavramlar ve Tarihsel Arka Plan Kooperatifler, ortak çıkarları doğrultusunda bir araya gelerek kolektif bir şekilde iş yapan topluluklar olarak tanımlanabilir. Ekonomik, sosyal veya…
Yorum BırakKasırga Hortum Mudur? Bir Ekonomik ve Mekânsal Analiz Kaynakların kıt olduğu bir dünyada “Kasırga hortum mudur?” gibi ilk bakışta meteorolojik bir sorunun, ekonomik kararlar ve toplum refahı üzerinde nasıl yankı bulduğunu düşünmek, mikro ve makro düzeyde seçimlerin sonuçlarını sorgulamayı zorunlu kılar. Doğal afetler, adeta belirsiz birer piyasa dışı şok gibi davranarak ekonomik aktörlerin fırsat maliyetlerini, üretim-sarfiyat dengesizliklerini ve uzun vadeli refahı yeniden şekillendirir. Kasırga ve Hortum: Kavramsal Ayrım ve Ekonomik Metafor Bilimsel olarak kasırga ve hortum farklı fenomenlerdir: Kasırgalar tropikal sistem olup geniş alanlara yayılırken, hortumlar daha lokal ve kısa ömürlüdür. Ancak ekonomik perspektiften bakınca, her doğal afet “şok”tur ve…
Yorum Bırak